 |
 |
Çene Ekleminizden Rahatsızlığınızmı Var? |
Çene eklemi nasıldır?
Diğer eklemlere benzer mi?
Çene eklemi kafatası ile alt çene kemiğinin birleştiği yerde,kulağın hemen önünde yer alan küçük bir eklemdir.Alt çenenin hareket ve işlevlerini yapmasına izin verir.Diğer eklemlere yapı olarak benzese de çalışma biçimi olarak farklıdır ve vücutta kombine çalışarak aynı işi yapan iki eklemin olduğu başka bir bölge yoktur
|
|
 |
 |
Ortodontik Tedavide Haute Couture Dönemi |
Çarpık dişlerin tedavisinde kullanılan braketler ,yani diş üzerine yapıştırılan unsurlar ,genellikle estetik kaygıların başlıca kaynağı olup kişilerin tedaviyi istememesinde baş rolü oynarlar. Dünyaca ünlü sağlık kuruluşları da bu estetik kaygıları giderecek alternatif tedavi aygıtlarını geliştirmek için yıllardır çaba sarf etmektedirler. Bugün erişkinlere ortodontik tedaviyi kabul ettirebilecek estetik şeffaf braketler, şeffaf plaklar(invisaline),dil tarafından uygulanan lingual tedavi aygıtları hep bu çabaların ürünleridir.
|
|
 |
|
|
Diş Hekimliğinde Hipnoz
|
Dünya’da bilimsel ve tıbbi hipnozu en fazla kullanan tıp mensupları diş hekimleridir. Hipnozla tedavi yapan hekimler arasında yüzde 40 oranıyla diş hekimleri önde gelmektedir. Dişçi korkusunun yenilmesinde, bulantı refleksinin kontrol altına alınmasında, hastaların ağız içi ve dışı aygıtlara alıştırılmasında, ağrı, anestezi ve alerjik hastaların tedavilerinde, parmak, dudak emme, tırnak kemirme, çene gıcırdatma gibi psişik sorunları çözmek için diş hekimleri tek başlarına hipnozu kullanma hakkına sahiptirler.
Hipnoz tüm fonksiyonların çalıştığı, bilincin açık olduğu bir konumda; kesinlikle uyku hali olmadan; istekle elde edilen bir konsantrasyondur. İletişim kurulabilen, hipnoza inanan ve uygulayıcıya güvenen kişilere hipnoz
|
|
 |
uygulanabilir.İstemeyen, inanmayan ve iletişim kurulamayan(mental retardasyon gösteren ) olgularda hipnoz uygulanamaz.İleri derecede depresifler de, şizofrenili hastalarda uygulanması sakıncalıdır. Hipnoz çoğunlukla uyku haliyle karıştırılıp seans esnasında kendinden geçme, bilinç kaybı olarak düşünülmektedir. Oysa ki ‘Bilinçli Hipnoz’’ tam tersine bilincin ve kontrolün kişinin istemi doğrultusunda maksimum düzeylere ulaşması halidir.
Dişçi koltuğu korkusu diye tanımladığımız korkular nedeniyle tedaviden kaçan ve dayanılmaz ağrılar karşısında zoraki teslim olup dişini kaybeden, ikinci bir ağrıya kadar bir daha uğramayan hastalarımız çoktur. Onlara göre diş tedavisi ağrılı, acılı, can yakan, bir çalışmadır.Kişi olgunluk çağına eriştiği halde olağan kontrollerden kaçmaktadır.Bu tür vaka grubunun bir bölümü korkusunu yenmek için yardım almayı da kabul etmez.Onlar için yapacak bir şey yok.
Hem korkup hem de kendi sağlığı gereği tedavi olması gerektiğine inananlarda ise, hipnozu tanıdıktan ve birkaç seanslık tedaviden sonra yüzde 90 oranında korkunun giderilmesi mümkün olmaktadır. Kişi evindeki koltukta gibi dişçi koltuğunda oturabilmektedir. Tedavi boyunca sıkılmamakta, uzun süre ağzı açık kalsa da yorulmamakta, ağrıya karşı direnci arttığından basit ağrıları algılamamakta, bulantı refleksini denetleyebilmekte, operasyonlar sırasında tükürük düzeyi, kanama miktarı azalmaktadır. Hekimin verdiği talimatları yerine daha kolay getirebilmekte, kısacası rahat ve huzur içerisinde sağlıklı bir ağız yapısına kavuşmaktadır.
Hipnoz sadece hipnoanestezi altında diş çekmek değildir. Aslında hipnoza giren hastaların ancak %20’si diş çekiminin sağlanacağı kadar derin transa girebilmekte, asıl büyük çoğunluk, diş çekiminden başka konularda hipnozdan yarar sağlamaktadır.Bunların başında diş hekimi korkusu gelmektedir. Hastanın bu korkusunun giderilmesi ve fotöye hiçbir korku duymadan oturmasının sağlanması bile büyük başarıdır. Genellikle hastalar dişhekiminin söylediklerini yerine getirmeye alışıkdırlar. Ağzınızı açınız, kapayınız, ısırınız, gibi telkinleri kabul etmeleri büyük avantajdır. Hafif bir transın bile elde edilmesi, hastanın rahatlaması, gevşemesi, korkularını yenmesi için yeterlidir.
Hipnozla diş tedavisinin ülkemizde 25-30 yıllık bir geçmişi olduğunu belirtmek isterim.Eğitimli kişiler tarafından yapıldığında son derece güvenli ve rahat uygulanan bir yöntemdir.
Sağlıklı günler dilerim...
|
|
 |
 |
|
| Ağız Kuruluğu |
 |
| Diş hekimliğinde ‘’kserostomi’’olarak adlandırılan ağız kuruluğu tükürük üretiminin azalması sonucu ortaya çıkan ,rahatsız edici bir durumdur. |
|
|
|
 |
|
| Ağız Kokusu |
 |
| Önceki yazılarımdan birinde sağlık ağızdan başlar demiştim,bugün sağlıksız olmanın belirtileri de çoğu kez ağızdan başlar diye eklemek istiyorum. |
|
|
 |
|
| Çocuk Diş Sağlığı |
 |
| Ülkemizde genel diş sağlığı ve koruyucu diş hekimliği ne yazık ki arzu ettiğimiz yerde değildir. Bu konuda ,özellikle batılı toplumlarla aramızda bulunan farkların nedenleri |
|
|
|
 |
|
| Akupunktur |
 |
| Sigarayı bırakmak veya kilo vermek isteyen kişilerin kulaklarında gördüğümüz iğne ve bantlarla akıllarda yer eden akupunktur... |
|
|
 |
|
| Dişler ve Kariyer |
 |
| Kariyer sahibi olmak,başarıyı yakalamak hemen herkesin ortak hayali ve umudu.Başarıya giden yolda herkes için ortak kurallar mı var? |
|
|
|
 |
|
| Hipnoz |
 |
| Dünya’da bilimsel ve tıbbi hipnozu en fazla kullanan tıp mensupları diş hekimleridir. Hipnozla tedavi yapan hekimler arasında yüzde 40 oranıyla diş hekimleri.. |
|
|
 |
|
| Lazer Kullanımı |
 |
| Albert Eistein yaklaşık 87 yıl önce ‘’uyarılmış emisyon’’ fikrini ortaya atmış,1960 yılında ise Theodore Maiman ilk lazer cihazını üretmiştir... |
|
|
|
 |
|
| Sigara |
 |
| Sigaranın sistemik yani tüm vücudu ilgilendiren etkilerini sanırım hepiniz defalarca dinlemişsinizdir.Ancak, insanlığa bu kadar zarar veren ve çok büyük.. |
|
|
 |
|
| Uçuk |
 |
| Ağızda en çok rastlanan yaralardan bahsederken, aftları anlatıp, uçuğu anlatmamak olmaz.Yalnız, yanlış bir anlamaya yol açmamak için belirtmem gerekir ki... |
|
|
|
 |
|
| Her Derde Deva :Sakız |
 |
| Sakızın tarihteki yolculuğu antik çağlarda eski Yunanlılara kadar uzanıyor. Sakız ağacından elde ettikleri ‘’mastiche’’yani ... |
|
|
 |
|
| Dengeyi Koruyun |
 |
| İnsan vücudunu incelediğinizde, her bölgesi mükemmel çalışan biyo-mekanik bir yapı özelliğindedir. Bütünü ise bir orkestranın uyum ve ahengini sergiler... |
|
|
|
 |
|
| Diş Gıcırdatma |
 |
| Zorlu hayat şartları gün içindeki stresin geceye de taşınmasına neden olabiliyor.Bir çok rahatsızlığın nedeni olarak gösterilen stres uykunuzda ... |
|
|
| |
|
|
 |
 |
Ağız Ve Diş Sağlığınızla İlgili Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (1) |
* Diş taşlarını temizletmek zararlıdır.
Kesinlikle yanlış.Diş taşı, diş ile dişeti arasında birikerek, zamanla dişetinin çekilmesine ve beraberinde dişi çevreleyen kemik dokusunun yüksekliğinin azalmasına neden olur.Bunun sonucunda da dişeti hastalıkları ve dişlerde sallanmalar meydana gelir. |
| |
 |
|
 |
Ağız Ve Diş Sağlığınızla İlgili Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2) |
Doğru bildiğimiz yanlışlar o kadar çok ki, bugün de aynı konuya devam ediyoruz.Eğer ilginizi çekiyorsa ve sizin de aklınızda yer etmiş ama doğruluğundan emin olmadığınız bilgiler varsa, bunları benimle paylaşırsanız, bu konu üzerinde biraz daha ilerleyebiliriz. Ben bir ortodontist olduğum için,sıklıkla duyduğum ve gülümseyerek dinlediğim , ortodonti ile ilgili kesilen ahkamlardan ve hurafelerden bahsedeceğim. |
| |
 |
|
 |
Dudak Damak Yarıkları |
Doğumsal anomaliler, insanın en şanssız ve en çaresiz olduğu , ana karnında meydana gelen gelişimsel bozukluklardır.Halk arasında tavşan dudak veya kurt ağız diye bilinen dudak damak yarıkları da doğumsal bozukluklardan biridir.
Anne karnında , intrauterin hayatın 4-7. haftalarında dudak, 7-12. haftalarında ise damak gelişimi tamamlanır.Bir başka deyişle hamileliğin ilk 3 ayı çene-yüz komleksinin gelişiminde önemli olaylara sahne olur. |
| |
 |
|
 |
Akrep Zehiri İle Dişeti Sorunlarına Çözüm ! |
Periodontal sorunlar adıyla genellediğimiz , dişin etrafını saran dişeti ve kemiği ilgilendiren hastalıklarda artık akrep zehirinin kullanıldığını duyarsanız sakın şaşırmayın. JBMR dergisinin ocak ayı sayısında, Forsyth enstitüsünde yapılan çalışmalarda ileri seviyede periodontal sorunu olan hastalarda görülen kemik kaybının akrep zehiri ile durdurulduğu bilimsel bir makaleyle belirtiliyor. |
| |
 |
|
 |
Ağızda Çıkan Yaralar ; Aftlar |
Hayatımızın bir döneminde hepimiz ağzımızda çıkan yaralardan şikayet etmişizdir.Yanağımızın veya dudağımızın içinde, bazen de ağız tabanı ve dil altında ortaya çıkan ve yaklaşık bir hafta on gün boyunca canımızı acıtıp, yemek yemeyi ızdırap haline getiren minik ülserler şeklindeki yaralardan bahsediyorum.Biz bu yaralara ‘Aftöz Stomatit ‘ yada kısaca ‘aft’ diyoruz. |
| |
 |
|
|